Hadim'in Tarihi
Hadim ve Yöresinde yerleşme Paleolitik döneme kadar inmektedir.
Bu devirlerde hadim yöresinde Korualan’ da Yalnızkaya, Bolat deresinde Kaya mezar örneğinde olduğu gibi birçok mağara ve kaya evler barınak olarak kullanılmıştır.
Antik İsaura bölgesi içerisinde yen alan Hadim ve çevresinde Bolat köyünün 7 Km mesafede Astra antik kenti, Dülgerler köyünde Artana da antik kenti İğdeören’de yine büyük bir askeri üs yer almaktaydı. Hadim bölgesinde bu yerleşim yerlerine ait yüzlerce eser yer alması antik çağdaki yerleşim hakkında önemli bilgiler vermektedir.
Orta Asya’dan Türkistan, Buhara, Horasan ve Azerbaycan yörelerinden Anadolu Selçuklu Devletinin başkenti Konya’ya akın eden bu binlerce konar göçer oymak sakinleri, sistemli bir şekilde iskan edilmişlerdir. Hadim’in içinde bulunduğu bölge Karaman, Ermenek, Bozkır, Seydişehir ve Taşkent bölgelerine Türkler Selçuklular döneminde iskan edilmeye başlamıştır. Türkler, Bölgeye geldikleri zaman bölge genellikle boş ve ıssızdı. Anayurttan gelen göçler hızlanınca bölgedeki Türk nüfusu artıp ve denge Türkler lehine bozulunca yerli halk bölgeyi terk etmeye başladı. Türkler boşalan yerlere veya eski ören yerlerine yerleşerek köylerini kendileri kurup yaptıkları için kendi cemaat ve oymağının adını vermişlerdir. Hadim’in kuruluşunda da benzer durum yaşanmıştır. Türkistan’da aynı isimli bir şehir ismi olması Hadim’i kuran aşiretlerin Türkistan’ın Hadim Bölgesinden Anadolu’ya göç eden Türk oymakları tarafından kurulduğu düşüncesini güçlendirmektedir.
Hadim’ in bulunduğu bölge; 2 yy. kadar Selçukluların elinde kalmıştır. Kuruluş yılı kesin olarak bilinmemekle beraber Hadim’in Karamanoğulları zamanında oluşarak geliştiği sanılmaktadır.1465 yılında Fatih Sultan Mehmet, Karamanoğulları Beyliği’ni ortadan kaldırdıktan sonra bu bölge Osmanlı Devleti’nin hâkimiyetine girmiştir. Hadim, Ebu Said Muhammed Hadimi dönemine kadar küçük bir köy olarak kalmıştır. Ancak Hadimi ile birlikte büyümeye ve ünü Osmanlı ülkesine yayılmaya başlamıştır. Hadimi zamanında Hadim, bölgenin ilim ve irfan merkezlerinden biri olmuştur. Osmanlı kaynaklarında Hadim’den bahsedilirken Hadim’in, İstanbul, Bursa, Konya, Kayseri gibi büyük ulema yetiştiren beldeler arasında sayılması ilçenin o dönemdeki önemini göstermektedir.
Selçukluların son dönemleri ve Karamanoğulları Döneminde kurulup geliştiği anlaşılan Hadim ile ilgili Osmanlı dönemi kayıtlarında en eski belge 1501 yılına aittir.
Hadim yöresinde Türklere ait en eski tarihi eser olan Aşağı Hadim camisini XIV yüzyılda inşa etmişlerdir.
Bölgenin Karamanoğulları’ndan Osmanlıların eline geçmesinden 30 yıl kadar sonra II. Bayezid 1500 yılında Karaman vilayetinin yazımını yaptırmıştır. Hadim Konya Sancağına bağlı Aladağ Kazası’ nın bir köyü olarak kayıt edilmiştir.1501 yılında Aladağ Kazası 34 köyden meydana geliyordu ve kazanın merkezi Pirlevganda (Bugünkü Taşkent) köyü idi. 1501 yılında Hadim’de tahmini olarak 425 kişi yaşıyordu. Bu nüfus; Yavuz Sultan Selim zamanında 1518 yılında 546 kişiye ulaşmıştır.1530 yılında Hadim, köy olarak kayıt edilmiştir. Kanuni Sultan Süleyman Döneminde Konya ve Karaman’ın idari yapısında değişiklik yapılmış, Konya; Karaman Eyaletinin Paşa Sancağı (Merkezi) yapılmıştır.
1071 Malazgirt savaşından sonra Anadolu’ya yayılarak Kara Hacı Mustafa Efendi başkanlığındaki bir aşiret Hadim‘in bulunduğu yere yerleşmişlerdir. Anadolu’nun Kültürel yönden Türkleştirilmesi esnasında din âlimlerinin yetiştirdiği bir yer durumuna gelen İlçemize. İlme hizmet edenlerin beldesi manasında “Belde-i Hadimül-ilm” adı verilmiştir. Bu idari yapı 1832 yılına kadar devam etmiştir.1832 yılında müşirlikler kurularak eyaletlerde redif askerleri bulundurulması karar bağlanmıştır. Bu kapsamda Aladağ kazasının bir köyü olan Hadim askeri teşkilat yönünden Ermenek’e bağlanmıştır. 1900 yılına kadar bir kaza merkezi olan Hadim bu tarihten sonra bazı sebeplerle nahiye olarak Karaman’a bağlanmıştır. Hadim’in nahiye durumuna getirilip Karaman’a bağlanması Aladağ’ın Hadimden koparılıp Karaman’a bağlanması ile yöre halkı çok zor günler yaşamıştır. Zira o dönemde doğru dürüst yol olmaması ulaşımın güçlüğü, posta telgraf gibi haberleşme vasıtalarının yetersizliği, evlenme izinname, memurların maaş ödemeleri asker sevkiyatı vb. tüm resim işlemler için Karaman’a gidilme mecburiyeti Hadim halkını canından bezdirmiştir. Bununla ilgili sayısız yazışmalar yapılmıştır. Hadim’in Karamana Bağlı bir nahiye olma durumu uzun yıllar devam etmiştir. Milli Mücadele yıllarında Kuvay-ı Milliye’ye verilen destek, Bozkır ve Delibaş isyanlarına Hadim yöresinden hiç kimsenin katılmamış olması ve yapılan yazışmalar neticesinde 30 Mayıs 1926 tarihinde Hadim; Taşpınar, Armağanlar, Aşağı Hadim ve Hocalar köylerinin bir araya getirilip birleştirilmesiyle tekrar kaza statüsüne kavuşmuştur.
Hadim, 2 bucağı ve 41 köyü olan bir kaza merkezi haline getirilmiştir. En son 1999 yılında Hadim 7 kasaba 21 köyden oluşan bu günkü yapısına kavuşarak ilçe olmuştur.
Şuanda mahalli idareler yasası sonrası 32 köyden oluşan, kendilerine has geleneklere, yöreye sahip olan bu güzide ilçemiz Konya iline bağlı konumdadır.
Hadim, ismi ise hiç değişime uğramadan günümüze kadar gelmiştir…