Tüketin doğayı…
Niye paralarınızı doğayı korumak için saçıyorsunuz? Teknolojiye kullanın, sağlığınıza harcayın, yiyeceklerinize harcayın.
Sanki çok etkiliyor doğa ve iklim şartları hayatınızı.
Boşa harcayın mesela enerji kaynaklarını,
Nasıl olsa yenilenir doğa tekrar; insanlık tükendiği zaman!
Tüketici olun mesela her şeyi tüketin kalmasın hiçbir şey sizden sonraya. Bunları yaparken de bir yandan anlatın herkese dünyaya nasıl kurtardığınızı senaryodan.
Fosil yakıtlar kullanın. Olabildiğince sınırsız miktarda var dünyada. Her yıl mesela 1 milyon yıllık tüketin. Fosil yakıtların yanmasıyla atmosfere yayılan karbondioksit, iklim değişikliğine neden oluyormuş, yeryüzünün ısınmasında etkili oluyormuş, önemli sera gazlarına da sebep oluyormuş, kuraklık oluyormuş, buzlar eriyormuş muş da muş. Aldırmayın bunlara mesela. Karbondioksidin küresel ısınmadaki payı %53.2, karbondioksit doğada 50-200 yıl, metan gazı 10 yıl, CFC’ ler 150-650 yıl, azot oksitler ise 150- 170 yıl kalmaktadır. Boş verin bunları ne önemi var şu kısacık ömrümüzde.
Çevirin gözlerinizi, Memleketimizin Tehdit Altındaki Zengin Doğasına,
Hava, güneş, dağ, taş, deniz, toprak nedir ki ?
Doğal alanların yok edilmesi, korunan alanların azlığı, kötüye giden çevre politikası, kontrolsüz yapılaşma, yanlış su politikaları, baraj ve hidroelektrik santral inşaatları, sulak alanların kurutulması, erozyon, kirlilik, aşırı otlatma, orman yangınları, istilacı türler, küresel iklim değişikliği, kaçak avcılık ne anlam ifade eder ki size.
Türkiye’de kişi başına yılda ortalama 584 kg katı atık üretilmektedir. Kişi başına günde 0.6 kg evsel ve 1.0 kg belediye atığı çıkmaktadır. Bu oran yıl bazında 13 milyon ton evsel ve 20 milyon ton belediye atığı olarak karşımıza çıkmaktadır. Nedir ki bu rakamlar.
Kesin ormanları mesela, konut yapın!
Karnı yarılan kazmayılan bel ilen, yüzü yırtılan tırnağılan elilen, yine bizi karşılayan gülünen toprak değildir sanki.
Yağmur veren, kar veren her türlü bitkiyi yeşerten can veren değildir sanki gökyüzü.
Gün gördüren, çiçek açtıran, yeşerten, olgunlaştıran güneş değil sanki.
İnsan doğada yaşam bulan, yaşamını doğa içindeki koşulların etkisiyle şekillendiren ve zorunlu olarak da bir şekilde doğayla ilişki içinde var olabilen bir varlıktır. Canlı bir varlık olan doğa, yine kendisi gibi canlı bir varlık olan insanla yaşamı boyunca sürekli birlikte olmayı gerektirecek bir zorunluluğun parçası olarak karşımızda durmaktadır.
Çağdaş dünyanın bir parçası isek; insanlık onur ve şuuru ile yaşıyorsak; gelecek nesillerin sorumluluğunu duyuyorsak kendimizden doğamızı korumalıyız.