Derneğimizden HaberlerHadim'den Haberler

30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun.

 

Dağlarda tek tek ateşler yanıyordu.
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
Şayak kalpaklı adam nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
Güzel ve rahat günlere inanıyordu
Ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
Birdenbire beş adım sağında onu gördü.
Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saati sordu.
Paşalar: ‘üç’ dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar, eğildi, durdu.
Bıraksalar İnce, uzun bacakları üstünde yaylanarak
Ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe’den Afyon ovasına atlayacaktı.

Atatürk’ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi adıyla da bilinen Taarruz ‘un başarıyla sonuçlanmasından sonra Yunan orduları İzmir’e kadar takip edilmiş; 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtarılmasıyla Türk toprakları Yunan işgalinden kurtulmuştur. 30 Ağustos sembolik olarak ülke topraklarının geri alındığı gün olarak anılmaya başlanmıştır.
Büyük Taarruz, Kurtuluş Savaşı sırasında Türk ordusunun işgalci güçlere son ve kesin darbeyi vurmasını sağlamak ve Anadolu’dan atmak için düşünülüp planlanan gizli bir harekât idi. Atatürk, taarruz kararını 1922 Haziran ayında almış ve hazırlıkları gizli olarak yürütmüştü. Büyük Taarruz Ağustos’un 26’sını 27’sine bağlayan gece Afyon’da başlamış, Aslıhan civarında kuşatılan düşman birliklerinin Mustafa Kemal Paşa’nın bizzat idare ettiği Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde imha edilmesi ile Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanmıştı.
Birinci Dünya Savaşı’nın galipleri açısından savaş 1918’de bitmiş ve yeni dünya düzeni olarak kabul edilen, egemenlerin çizdiği çerçevede hareket etmelerine izin verilen devletler savaş sonrası yeni bir döneme girmişti. İngiltere’nin doğu siyaseti, kendisine taraftar bir Yunanistan’ın Anadolu’ya yerleştirilmesi ve denizlere egemen bir Yunanistan vasıtasıyla Doğu Akdeniz’de güven içinde olmaktı. Bir taraftan Anadolu’nun bütün kaynakları savaşın galibi olan devletler tarafından ele geçirilecek ve bir taraftan da Asya ve Afrika’daki sömürgelere de ders vermek için Türkler çaresiz ve ezik bir durumda bırakılacaktı.

Mustafa Kemal’in “Biz mağlubiyetimizin karşılığını çok ağır ödedik. Elimizden köyler, iller değil, ülkeler alındı. Fakat son lokmasını da ağzından kapmak için bir milletin yaşamına kıymak, canice bir harekettir. Öldürülen bir adamınsa kendini son nefesine kadar cesaretle, mertlikle savunması doğal ve zorunludur” cümlesinde de ifade ettiği üzere 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile sonuçlanacak İstiklal Savaşımız, bizim meşru hakkımızdı.

30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi, yalnızca dünyanın şaşkınlıkla izlediği bir mucize olarak tarihteki yerini almamış aynı zamanda, ulus egemenliğine dayalı bir yönetim arzusunun karşısında yer alan her türlü düşüncenin ve eylemin de sonunu getirmişti.

30 Ağustos bugün onun mimarı olan Mustafa Kemal’in büyüklüğünü, azmini, cesaretini, Türk milletine armağan ettiği bağımsızlığı sembolize ederken, aynı zamanda ona inanmayanları, yok etmeye çalışanları, onların yıkıcı eylemlerini, düşmana duydukları inancı kendi milleti için beslemeyenleri de kötü bir hatıra olarak sembolize etmektedir. O nedenle Büyük Taarruz iç ve dış tüm engellemelere karşın elde edilen olağanüstü bir başarıdır.

30 Ağustos Türk milletinin tarihten gelen olağanüstü ferasetinin, sağduyusunun, bağımsız yaşama tutkusunun ve özverisinin ifadesidir.

30 Ağustos bu güzel milletin mensubu olmanın onurunu bize her yıl tekrar tekrar hatırlatır.
30 Ağustos Mustafa Kemal’in bir asker olarak mesleğinin ne denli ehli olduğunu göz önüne getirir ve komuta etmenin, doğru strateji belirlemenin, doğru zamanda doğru karar vermenin ve verdiği kararı başarı ile hayata geçirebilmenin, bir milletin bütün kaderini elinde bulunduran bir asker olarak üzerinde taşıdığı ağır sorumluluğun gerektirdiği şekilde hareket edebilmenin bir onur abidesi olarak onu karşımıza getirir.

İşte biz 30 Ağustos ile birlikte istikbalimizden emin olma hakkının yıldönümünü kutluyoruz.
30 Ağustos bizim gurur günümüzdür, bizim Mustafa Kemal’e şükran günümüzdür.

Türk milletinin İstiklal ve hürriyete olan inancını tüm dünyaya haykırdığı, hâkimiyetin kayıtsız şartsız kendisine ait olduğunun sembolü olan Türkiye Cumhuriyeti’ nin doğuşunu müjdeleyen 30 Ağustos Zafer Bayramınızı kutlarız.

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu